En güzel dualar

Namazın Faydaları

Sağlık açısından namazın hikmetleri
İbadetlerin bir hedefi de,insanı ruhen ve bedenen sağlam tutmak,ruhi ve bedeni hastalıklara karşı korumak;hatta malının sağlığını bile korumaktır.Çünkü namaz gibi ibadet ve yıkanmayı Ön şart kabul etmekle beden temizliğine,özellikle namaz,oruç ve hac insanın ruhi temizliğe vasıtasıdır.

Sabah ve Yatsı Namazlarının Fazileti

Dinin direği olan namazın İslam’daki yeri bir başkadır. O, Allah Teâlâ’nın imandan sonra en çok sevip razı olduğu ameldir. Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) da namaz hakkında titizlikle tahşidâtta bulunmuşlardır.

Namaz, imandan sonra kulun ahirette hesaba çekileceği ilk ameldir. O, mü’min ve müslümanları birbirine bağlayan en önemli unsurdur.

Vaktinde ve cemaatle kılınan beş vakit namaz, zamanımızın genişlemesine ve günlük faaliyetlerimizin bereketle neticelenmesine vesiledir.

Kur’an-ı Kerim’de beş vakit namazın önemi hakkındaki ayet-i kerimelerden bir tanesi şöyledir:

Sıkıntıdan kurtulmak için ne yapmalı

Sıkıntıdan kurtulmak için sebeplere yapışmak gerekir. (Çalışmadan dua eden, silahsız savaşa giden gibidir) hadis-i şerifi de sebeplere yapışmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen, (Her zorluğun bir kolaylığı vardır) buyuruluyor. Sıkıntıdan kurtulmanın da çaresi vardır. Hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı bir meşgale bulmalıdır. (Sabır kurtuluşun anahtarıdır) sözüne uymalı, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu aramalıdır.

kalb-i selim

Bu hutbemde – Kur’an-ı Kerimin ifadesiyle – ne malın ne de evladın fayda vermeyeceği mahşer gününde bizi kurtaracak “Kalb-i Selîm”den, tertemiz bir kalpten bahsetmek istiyorum değerli müminler.

Kalb-i Selîm; “Allah’a saygının bütün saygıların üstünde olduğu, dünyaya ve fani değerlere kapılıp kalmayan kalp” demektir. Ahirette kurtuluşun çaresi kalb-i selîmdir.

Hz. İbrahim’in, Kur’an-ı Kerim’de nakledilen şu duasına lütfen dikkat edelim:

Dindarlığın tezahürleri

Allah katında makbul ve muteber Müslüman, iman ve takvasını hayatına yansıtan insandır. Yüce Rabbimizin ifadesiyle gayba iman ettikten sonra sâlih amellerle imanının meyvelerini deren kişidir.

Hakiki mümin ancak kendisinin ahlâk, fazilet ve takva ile üstün olacağının bilincindedir. Bu sebeple insanları değerlendirirken, makamlarını, paralarını; dil, ırk ve renklerini değil, mânevi ahlâkî ve insanî özelliklerini dikkate alır. Asalet ahlâka bağlılıkta Cenab-ı Hakk’a kullukta, Resulü’nün yaşadığı gibi yaşamaktadır.

Aziz Kardeşlerim,

İmtihan dünyası

Okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘İman ettik’ demeleriyle kurtulacaklarını mı sandılar? Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.”[1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Mümin, taze ekine benzer. Rüzgâr hangi taraftan eserse onu o tarafa yatırır (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mümin böyledir; o belâ ve musibetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz)…”[2]

sandalyede namaz kılmak

Namaz, kulun Allah’a en çok yakınlık kazandığı ibadettir. Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti “en hayırlı amel” olarak tanımlamış[1], kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir.[2] Bu sebeple namazın terkedilmesi caiz görülmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması emredilmiştir. Hz. Peygamber “Kim namazı kasten terkederse Allah’ın himayesi ondan uzak olur” buyurmuştur.

Edep ve Haya

Yüce Allah insanı eşrefi mahlûkat olarak yaratmıştır. Bu yüce mertebede kalabilmek için insanın bazı değer ölçülerine uyması gerekmektedir. Bunun başında gelenlerden biri de edep ve hayâdır. Sözlükte: Utanmak, çekinmek ve mahcubiyet” gibi anlamlara gelen hayâ, ar kelimesi ile eş anlamlı bir kelimedir. Ahlaki açıdan ise: Nefsin çirkin şeylerden sakınması anlamına gelmektedir. Edep ise; Güzel terbiye, iyi bir davranış, güzel ahlak, nezaket ve zarafet anlamlarına gelmektedir.

Hayâ, hoş ve güzel olmayan bir şeyin ortaya çıkmasından dolayı kalpte meydana gelen bir ıstıraptır.

Din samimiyettir

Sahabeden Temim ed-Dari anlatıyor: Bir gün Allah Resülü (sas), ashabına hitap ederken, üç kez tekrar ederek şöyle seslendi: “Din samimi olmaktır. Din samimi olmaktır. Din samimi olmaktır.” Sahabeden bazıları:”Din kime karşı samimi olmaktır ya Rasülallah?” diye sordular. Sevgili Peygamberimiz (sas): “Allah’a karşı, Kitabına karşı, Peygamberine karşı, Müslümanların meşru idarecilerine karşı ve bütün Müslümanlara karşı samimi olmaktır.” diye cevap verdi.(1)

Aziz Kardeşlerim!

Namazın hikmetleri

Dinimize göre imandan sonra Allah Teâlâ’ya karşı en önemli vazifemiz namazdır. Namaz, sayısız lütuflarından dolayı Allah Teâlâ’ya şükran ve tazimlerimizi sunmak, kusurlarımızı affettirmek için kalbimiz, dilimiz ve bedenimizle birlikte yaptığımız bir ibadettir.

Namaz öncelikle Allah Teâlâ emrettiği için eda edilir. Bununla birlikte bütün ibadetlerde olduğu gibi namazda da dinî ve dünyevî, mânevî, ahlâkî, sosyal, hatta bedensel nice fayda ve hikmetler vardır.

Son yorumlar